Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, bugünkü Azerbaycan’dan önce 1920 yılında Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin yıkılması ve Kızıl Ordu’nun işgaliyle kurulan, 1920–1922 ile 1936–1991 yılları arasında varlığını sürdüren, Sovyetler Birliği’ni oluşturan 15 cumhuriyetten biridir.
Azerbaycan SSC, çoğunluğu yabancı uyruklu olan Bakü Bolşeviklerinin ayaklanması ve Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin Bolşevik Rusya tarafından işgal edilmesinin ardından 28 Nisan 1920’de kuruldu. 1920–1922 ile 1936–1991 yılları arasında varlığını sürdüren, Sovyetler Birliği’ni oluşturan 15 cumhuriyetten biridir. Resmen bağımsız Azerbaycan SSC, Moskova’nın tam kontrolü altındaydı . Kısa süre içinde, Azerbaycan Komünist Partisi (AKP) hariç tüm partiler yasaklandı. Bu partilerin liderlerine ve sıradan üyelerine, ayrıca Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti liderlerine karşı terör başladı.
Tarih
SSCB’nin Transkafkasya cumhuriyetlerinden en büyüğü olan Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti bölgenin tek Türk kökenli halkını oluşturmaktaydı.
1826-1828 yılları arasında yapılan İran (Kaçar)-Rus Savaşı, İran’ın yenilgisiyle sonuçlandı. İran’ın Rus İmparatorluğu ile imzaladığı Türkmençay Antlaşması gereği Azerbaycan ikiye bölündü ve kuzey kısmı Rus İmparatorluğu’na bırakıldı. Lenin önderliğindeki 1917 Ekim Devrimi ile Rusya’da Bolşeviklerin iktidarı almasından sonra çıkan iç savaşla Ruslar bölgedeki etkinliğini yitirince 28 Mayıs 1918 tarihinde Kafkas İslam Ordusu’nun da desteğiyle bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan; Rusya’da iç savaşın bitmesi ve Bolşevik yönetimin kesin zaferini ilân etmesi sonrasında Sovyetler Birliği’nin bir üyesi olarak yerini almıştır.
Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin çöküşünden sonra, 28 Nisan 1920’de Azerbaycan’da Sovyet iktidarı kuruldu. Azerbaycan’daki iktidar, Azerbaycan SSR Devrim Komitesi ve Azerbaycan SSR Halk Komiserleri Konseyi’ne (ÇKP) geçti. Geçici Devrim Komitesi ve ÇKP yalnızca Azerbaycanlılardan oluşuyordu. Halk Komiserleri Konseyi’nin başında N. Narimanov bulunuyordu. Ç. Yıldırım Askeri ve Deniz İşleri Halk Komiseri; Sultanov İçişleri Halk Komiseri; A. H. Garayev Çalışma ve Adalet Halk Komiseri; QM. Musabeyov Tarım, Ticaret, Sanayi ve Gıda Halk Komiseri; M.D. Hüseyinov Maliye Halk Komiseri; DX. Bunyadzade Eğitim ve Devlet Denetimi Halk Komiseri; J. Vezirov Posta, Telgraf ve Yollar Halk Komiseri olarak seçildi. A. A. Alimov, Sağlık ve Refah Halk Komiseri seçildi. Gerçek güç çoğunlukla Şubat 1920’de kurulan (AKP) Azerbaycan Komünist (Bolşevik) Partisi’nin.

Ekim 1970’te Bakü’deki Lenin Meydanı’nda Sovyet Azerbaycan’ın kuruluşunun 50. yıldönümü şerefine düzenlenen geçit töreni
Şubat 1924’te Azerbaycan SSC içinde Nahçıvan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti (Nahçıvan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti) kuruldu. 1922’den 1936’ya kadar Azerbaycan SSC, Ermenistan ve Gürcistan SSC’leri ile birlikte ZSFSR’nin bir parçasıydı. 1936’da Transkafkasya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti kaldırıldı ve Azerbaycan SSC ayrı bir müttefik cumhuriyet olarak SSCB’nin bir parçası oldu.
21 Mayıs 1990’da, 28 Mayıs’ı “Azerbaycan Devletinin Yeniden Kurulması Günü” ilan eden bir cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayımlandı. 5 Şubat 1991’de Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin adı Azerbaycan Cumhuriyeti olarak değiştirildi. 30 Ağustos 1991’de, Yüksek Sovyet’in olağanüstü oturumunda yapılan yoğun görüşmelerin ardından, “Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Devlet Bağımsızlığının Yeniden Kurulması Hakkında” Bildirge kabul edildi. Belge, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 1918-1920 yılları arasında var olan Halk Cumhuriyeti’nin halefi olduğunu vurguladı.
Nüfus
1 Ocak 1991 itibarıyla SSCB’nin toplam nüfusu 290.077 milyon kişiydi ve bunların 7.137 milyonu Azerbaycan SSC’de yaşıyordu. Dolayısıyla SSCB’nin toplam nüfusunun %2,5’i Azerbaycan SSC’de yaşıyordu. Azerbaycan SSC nüfusunun %54’ü kentsel alanlarda yaşıyordu ve ülkenin topraklarının ortalama yoğunluğu km² başına 82,4 kişiydi.
Ruslaştırma Politikası
Güney Kafkasya’yı Azerbaycanlılardan temizleme politikası izleyen Sovyet hükümeti, diğer yandan 1931’de Ermenilerin Kafkasya’ya dönmesine izin vermeye karar verdi. Sovyet hükümeti Azerbaycan’ı Ruslaştırıyordu ve ulusal kadroların önemli görevlerde bulunmasına izin vermiyordu. 1931’de Bakü Sovyeti’nin sorumlu çalışanlarının yüzde 45’i Rus, yüzde 17’si Ermeni ve yüzde 16’sı Azerbaycanlıydı. Aynı yıl, Azerbaycan’daki 12 yükseköğretim kurumundan sadece biri, yeni Pedagoji Enstitüsü, Azerbaycan dilinde eğitim verirken, diğerleri Rusça eğitim veriyordu.
Sonraki dönemde Azerbaycan’da güçlü bir Ruslaştırma politikası uygulandı. Özellikle yazışmalar, büro işleri ve devlet dairelerindeki belgeler Rusça olarak yürütüldü.
Ruslarla ve Rusça konuşmayan milletlerin temsilcileriyle evlenenlerin üst düzey görevlere terfi ettirilmesi daha da kolaydı. Ermeni uyruklu olanların (özellikle kadınların) her zaman bölüm başkanının sekreteri veya yardımcısı olarak hizmet etmeleri bekleniyordu. Bu “Ruslaştırma politikasını” değiştiren ilk kişilerden biri, 1954-1959 yılları arasında Azerbaycan’ın başında bulunan I. Mustafayev’di. Azerbaycan idari sisteminde yerel dilin savunulması daha sonra görevden alınmasına yol açtı.
Ekonomi
Petrol yatakları ile eski zamanlardan beri bilinen Bakü yöresi, SSCB döneminde de dünyanın başlıca petrol üretim merkezlerinden biri haline geldi. Azerbaycan’da üretilen petrol, 1923 yıldan itibaren istikrarlı bir şekilde artarak 1941 yılında 25.4 milyon tona ulaşmasıyla petrol üretiminde rekor kıran Sovyet ülkesinde, çıkarılan petrolün %75’ini teşkil ediyordu. İkinci Dünya Savaşı boyunca Azerbaycan’da petrol üretimi ise şöyledir: 1941’de 25.4, 1942’de 15.8, 1943’te 12.6, 1944’te 11.8 ve 1945’te 10.4 milyon ton. Enerji kaynaklarına hakim olmanın önemini kavrayan Hitler, II. Dünya Savaşı’nda, başta Bakü olmak üzere Kafkasların petrol yataklarını, “Edelweiss” diye adlandırılan planıyla ele geçirmeye çalıştı.
Hitler, Bakü petrolünü ele geçirmek için büyük mücadele vermiş olmasına karşın, başarılı olamayarak amacına ulaşamadı. Sovyetler Birliği’nin gelişmesinde önemli bir rol oynayan Azerbaycan petrolü, II. Dünya Savaşı boyunca her yıl cepheye ortalama 20 milyon ton petrol göndermiştir. Bu bakımdan savaşın kazanılmasında Azerbaycan petrolünün etkisi büyük olmuştur. 1944-45 yıllarında Bakü ve çevresinden çıkarılan petrol, Sovyetler Birliği’nde üretilen petrolün %75’ini teşkil ediyordu. Savaş yıllarında SSCB’nin petrol ihtiyacının tamamına yakın bir kısmının Azerbaycan tarafından karşılandığı göz önüne alındığında Azerbaycan’ın jeostratejik önemi daha fazla anlaşılmaktadır. Bu öneme binaen Bakü’ye çok sayıda insan yerleştirildi; bu nedenle SSCB döneminde Bakü, Azeri olduğu kadar aynı zamanda büyük bir Rus kenti durumundaydı.
SSCB’nin beşinci büyük kenti durumundaki Bakü’nün çevresindeki sanayi, yöredeki petrol üretimiyle bağlantılıydı. Bu yörede üretilen petrol 1900 yılında dünya petrol üretiminin yarısını karşılamaktaydı. Göreceli olarak bakıldığında sonraki dönemde yeni petrol kuyularının açılmasıyla azalmıştır.
SSCB döneminde bir başka önemli üretim ise, pamuktur. Kura ovalarında gerçekleştirilen yaygın sulama, başka türlü büyük ölçüde yarı-çorak bir görünüm taşıyacak olan bölgeye yeşillik katmaktadır. Koyun, sığır, domuz ve binek atı yetiştiriciliği, sulama yapılmayan bozkırlarda kış mevsiminde sürdürülebilir. Göçebe çobanlar, yaz aylarında hayvanları yüksek rakımlı otlaklara götürmektedirler. Transkafkasya’da yaygın olan meyve, tütün, çay üretimi ve bağcılık, Azerbaycan’da da yapılmaktaydı. Bütün bunlara eklenebilecek olan bir başkası, yüksek kalite havyar elde edilen mersin balığı başta olmak üzere, Hazar kıyısı boyunca yapılan balıkçılıktı.
Azerbaycan Komünist Partisi Merkez Komitesinin Genel Sekreterleri
Sergey Kirov (1921-1925)
Ruhulla Ahundov (1925-1926)
Levon Mirzoyan (1926-1929)
Nikolay Gikalo (1929-1930)
Vladimir Polonski (1930-1933)
Ruben Rubenov (1933-1933)
Mir Cafer Bağırov (1933-1953)
Mir Teymur Yakubov (1953-1954)
İmam Mustafayev (1954-1959)
Veli Ahundov (1959-1969)
Haydar Aliyev (1969-1982)
Kamran Bağırov (1982-1988)
Abdurrahman Vezirov (1988-1990)
Ayaz Mutallibov (1990-1991)
Bağımsızlık
Qorbaçov döneminde ortaya atılan Glasnost ve Perestroyka sonrası merkezi hükûmetin cumhuriyetler üzerindeki otoritesi de göreceli olarak azalmaya başladı. Bundan dolayı Baltık Cumhuriyetlerinde olduğu gibi Azerbaycan’da da bağımsızlık hareketleri görülmeye başlandı. Azerbaycan SSC’deki bağımsızlık hareketlerinden en önemlisi ülke tarihi açısından da milat niteliği taşıyan Kara Ocak olaylarıdır. 137 vatandaşının öldüğü bu olaylar sonrasında ülkedeki milliyetçilik rüzgârı güçlenmiş, çeşitli etnik çatışmalar sonucu bağımsızlık ilanı ve Karabağ Savaşı’na giden yola girilmiştir.
Kaynaklar:
https://az.wikipedia.org/
https://tr.wikipedia.org/
