Ebulfez Elçibey

Azerbaycan 2. Cumhurbaşkanı, Azerbaycan Halk Cephesi Partisi'nin kurucusu ve ilk genel başkanı

Azerbaycanlı siyaset ve devlet adamı, Azerbaycan’ın 2. Cumhurbaşkanı (D. 24 Haziran 1938Keleki , Ordubad ilçesi – 22 Ağustos 2000Ankara). Asıl adı, Ebulfez Kadir Güloğlu Aliyev’dir. Kaynaklarda  adı Ebulfez Aliyev, Ebülfez Elçibey olarak da geçer (Əbülfəz Qədirqulu oğlu Əliyev (Elçibəy). Azerbaycan Halk Cephesi Partisi’nin kurucusu ve ilk genel başkanı (1989–2000).

Hayatı

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 2. Cumhurbaşkanı

Elçibey, 24 Haziran 1938’de Nahçıvan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin Ordubad ilçesine bağlı Keleki köyünde doğdu. Babası aslen Güney Azerbaycan’dan olan Kadirgulu Bey ve annesi Anadolu’da doğup Keleki’ye göç etmiş Mehrinisa Hanım’dır. Babası 1943 yılında II. Dünya Savaşı’na katılmış ve bir daha kendisinden haber alınamamıştır.

Ebulfez Elçibey 7 yıllık Unuskend okulundan mezun olduktan sonra Ordubad şehrindeki 1 numaralı ortaokulda eğitimine devam etti. 1957 yılında Azerbaycan Devlet Üniversitesi Doğu Bilimleri Fakültesi Arap Filolojisi bölümüne girdi. Buradan mezun olduktan sonra (1962), atama yoluyla SSCB Hidro-proje Enstitüsü’nün Bakü şubesinde tercüman olarak çalıştı. Ocak 1963’te Mısır Arap Cumhuriyeti’ne gönderilen Abulfaz Elçibey, Ekim 1964’e kadar Aswan Barajı inşaatında tercüman olarak çalıştı. Yurtdışı görevinden döndükten sonra 1965 yılında AUL’de yüksek lisans eğitimine başladı ve 1968 yılında yüksek lisans eğitimini başarıyla tamamladı. Prof. Dr. Ziya Bünyadov’un danışmanlığında ” Tolunoğulları Devleti (868–905)” konulu tezini savunarak Tarih Bilimleri Doktorası (1969) unvanını aldı.  Daha sonra bu doktora tezi kitap haline getirilerek yayına sunuldu. 1968-1975 yılları arasında Azerbaycan Bakü Devlet Üniversitesi Asya ve Afrika Ülkeleri Tarihi Bölümü’nde öğretim görevlisi ve kıdemli öğretim üyesi olarak çalıştı.

Elçibey Mısır’dan döndükten sonra, 1964

Ocak 1975’te Azerbaycan Devlet Güvenlik Komitesi tarafından öğrenciler arasında milliyetçi ve Sovyet karşıtı propaganda yaptığı gerekçesiyle tutuklandı ve 17 Temmuz 1976’ya kadar siyasi tutuklu olarak hapsedildi. Ağır fiziksel çalışma cezasına çarptırıldı, cezası ağırlıklı olarak Garadagh taş ocağında verildi.

Hapisten çıktıktan sonra bir süre işsiz kaldı. Aralık 1976’da Azerbaycan Milli İlimler Akademisi El Yazmaları Enstitüsü’nde genç araştırmacı olarak bilimsel faaliyetine başladı . Daha sonra bilimsel kademelerde yükseldi ve kıdemli araştırmacı, bölüm başkanı ve baş araştırmacı (16.07.1992’ye kadar) pozisyonlarına ulaştı.

Elçibey 22 Ağustos 2000’de 62 yaşında prostat kanseri nedeniyle tedavi gördüğü Ankara’da ölmüştür.

Defin törenine sekiz yüz bin kişi katılmıştır. Dönemin Azerbaycan cumhurbaşkanı Haydar Aliyev törene katılmış, Elçibey’in cenazesi önünde baş eğmiştir. Haydar Aliyev’in salona giriş yaptığı zaman salondakiler onu “Elçibey!” sloganlarıyla karşılamışlardır.

Soykütüğü

Elçibey, annesi Mehrinisa ile birlikte. Kelaki, 1980.

Baba tarafından gelen ve Seyyidlerden oluşan (bu yüzden isimlerine “Seyid” ve “Mir” dini unvanları eklenmiştir) aile, Güney Azerbaycanlıdır . İlk büyük dedeleri, Şah İsmail Safavi’nin seleflerinden biri olan Şeyh Sadreddin Musa’nın (1305-1392) soyundan gelmektedir. Bazı kaynaklar Şeyh Sadreddin’in Şeyh Hoca Ali olarak da anıldığını belirtirken, diğerleri Şeyh Hoca Ali’nin onun oğlu olduğunu belirtmektedir. Bu fikirlerden hangisi doğru olursa olsun, Ebulfez Elçibey’in soyu Şeyh Hoca Ali (Şeyh Ali Hoca olarak da anılır) ile başlar. Bununla birlikte, Şeyh Ali Hoca’nın soyundan gelen bu kolun şeyhlik unvanına sahip olmadığı da belirtilmelidir.

Ebulfez Elçibey’in kendi soyağacında, soyunun devamını getiren 30’dan fazla kişinin adı yer alıyor. Babası, 1896’da doğan ve II. Dünya Savaşı’nda kaybolan Aliyev Gadirgulu Mardan oğluydu.

Bilimsel Faaliyetleri

Yüksek lisans öğrencisi Elçibey (sağda), Leningrad’da bir çalışma gezisinde, 1967

Klasik ve modern Arap dilini  İslam dininin temellerini, Doğu ülkelerinin bilimini, tarihini, felsefesini ve kültürünü bilen Ebulfez Elçibey, Azerbaycan tarih yazımı ve oryantalist araştırmalarının daha önce incelenmemiş alanlarında çok değerli ve temel bilimsel araştırmalar yürütmüştür. 40’tan fazla bilimsel çalışması yayımlanmıştır. Bunlar arasında Bakü Devlet Üniversitesi’nin “Bilimsel Eserleri” , Bilimler Akademisi’nin “Haberleri” , “El Yazmaları Hazinesi” koleksiyonu vb. bulunmaktadır. “Ahmed ibn Tulun ve Tolunoğulları Devletinin ortaya çıkışı” (1967), ” Abbasi Halifeliğinin çöküşü ve dağılması üzerine ” (1968), “9.-10. yüzyıl Arap-Mısır edebiyatı üzerine” (1971), “Tolunoğulları Devleti ve Karmatiler ” (1971), “Abbasi Halifeliğinin dağılması ve feodal devletlerin ortaya çıkışı üzerine” (1971), “9. yüzyılın ikinci yarısında Mısır’da zanaat ve ticaret” (1972), ” Hanefiyye ve temel kuralları” (1986), ” Ahmed Tantarani Maraghayi ve “Tantaraniye” kasidesi” (1987) ve daha birçok çalışma örnek gösterilebilir.

Bilim insanının tamamen yeni düşüncelerden oluşan kitapları, “Tolunoğulları Devleti (868–905)” (İstanbul, 1997) ve “Bütöv Azərbaycan yolunda” (İstanbul, 1998), dünya oryantalist bilimine değerli bir katkıdır.

Siyasi Kariyeri

Elçibey, öğrencilik yıllarından itibaren Sovyet rejiminin sömürgeci politikasına karşı mücadele etti, gizli öğrenci dernekleri kurdu ve özgürlük fikirlerini geniş çapta yaydı. Aynı zamanda, birleşik bir Azerbaycan fikrini yılmadan savundu. 1975’teki tutuklanması bile onu bu yoldan döndüremedi. 1988’de Azerbaycan Milli Kurtuluş Hareketi başladığında, Elçibey de liderlerinden biri oldu. Hareketin örgütlü bir biçimi olan Azerbaycan Halk Cephesi’nin (Temmuz 1989) kurucularından biriydi ve hayatının sonuna kadar başkanlığını yaptı.

Elçibey 15 Mayıs 1992’de Azatlıq Meydanı’nda

Elçibey liderliğinde AHC 1990 Azerbaycan SSC genel seçimlerine katıldı ve 45 milletvekili ile Azerbaycan SSC Yüksek Sovyetinde temsil hakkı kazandı. Yüksek Sovyet’te muhalif milletvekilleri AHC liderliğinde Bağımsız Azerbaycan Demokratik Blokunu (İttifakını) kısaca DEMBLOK’u oluşturdu. DEMBLOK’cular bağımsızlık için çalışmalar yürütmüş, ilk kez bağımsızlık için oylama düzenlemiş ve bu oylamada 47 milletvekili bağımsızlığın leyhine oy kullanmış ve tarihe istiklalci milletvekilleri olarak geçmiştir.

Azerbaycan’ın Bağımsızlık Bildirgesi’nin (18 Ekim 1991) kabul edilmesi, Azerbaycan Halk Cephesi’nin yoğun mücadelesi sayesinde gerçekleşti.

Ayaz Mütallibov yönetimine muhalif olan AHC 15 Mayıs Darbesini gerçekleştirerek yönetimi ele aldı. Geçici cumhurbaşkanı olan İsa Gamber 7 Haziran 1992 tarihinde 2. Azerbaycan cumhurbaşkanlığı seçimini düzenledi. Seçimlerde geçerli oyların %59,4 alan Elçibey 2. Azerbaycan cumhurbaşkanı seçildi ve 16 Haziran 1992 günü Azerbaycan Millî Meclisi’nde düzenlenen yemin töreninde cumhurbaşkanlığı yemini etti.

7 Haziran 1992’de Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı olarak demokratik seçimle göreve gelen Elçibey, ülkede demokrasiyi tesis etmek, Azerbaycan’ı tam bağımsız bir devlete dönüştürmek ve halkın refahını artırmak için çok önemli çalışmalar yapmıştır.

Elçibey’in cumhurbaşkanlığının ilk günlerinde, devletin karşı karşıya olduğu acil görevler Azerbaycan’ın devlet bağımsızlığını tam olarak gerçekleştirmek, bir Milli Ordu kurmak ve savaşta yenilgileri önlemekti. Bu nedenle, ülkenin tüm kaynakları Milli Ordu’nun kurulması için seferber edildi. Ordu kurulması sadece askeri-stratejik bir sorun değil, aynı zamanda siyasi-psikolojik bir sorun seviyesine de yükseltildi. Gönüllü taburlardan düzenli orduya doğru ilk ciddi adımlar atıldı. Kısmi askeri seferberlik ve zorunlu askerlik başlatıldı. Ağdara ve Goranboy bölgeleri Ermeni işgalcilerden temizlendi. Laçin’in işgal altındaki köylerinin çoğu onun döneminde düşmandan kurtarıldı.

Ebulfez Elçibey Azerbaycan Meclisi’nde and içerken, 16 Haziran 1992

Elçibey Birinci Karabağ Savaşı’nda yanlış adımları sebebiyle cephe komutanı Suret Hüseynov’u 1993’te görevden almıştır. Fakat Rusya’nın Azerbaycan’ı terk ederken bıraktığı silahları alan Suret Hüseynov Gence’de darbe girişimini başlatmış ve tanklarını Bakü’ye yöneltmiştir. Elçibey’in istifasını talep eden Suret Hüseynov Gence Darbesinin lideri olarak cumhurbaşkanıyla görüş talep ediyordu. Elçibey yardım için dönemin Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Yüksek Meclis Başkanı Haydar Aliyev’i Nahçıvan’dan Bakü’ye davet etti. Haydar Aliyev’in Bakü’ye gelip Elçibey’le görüşmesinin ardından Elçibey, iç savaşı önlemek sebebiyle 17 Haziran 1993’te gece yarısı başkent Bakü’den ayrılarak Nahçıvan’a gitti. 24 Haziran günü bir zamanlar Halk Cephesi’nin liderlerinden olan İtibar Memedov’un parlamentoya sunduğu önergeyle Elçibey’in cumhurbaşkanlığı düştü ve yetkileri iktidar boşluğunda parlamento başkanlığını üstlenen Haydar Aliyev’e devredildi. Yönetimi ele alan Aliyev, önce Azerbaycan Cumhuriyeti Yüksek Sovyeti Başkanı seçildi. 30 Haziran 1993 tarihinde Suret Hüseynov’u başbakan olarak atadı. Ardından 1 Eylül 1993 tarihinde güven oylaması referandumu düzenlenmiş ve yüzde 98 oyla halkın Elçibey’i cumhurbaşkanı olarak desteklemediği açıklanmıştır. 3 Ekim 1993 tarihinde düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçiminde ise Haydar Aliyev %98,8 oyla cumhurbaşkanı seçilmiştir. 7 Ekim 1994 tarihinde Haydar Aliyev Suret Hüseynov’u görevden aldı ve Suret Hüseynov hakkında cinayet suçlaması sebebiyle hapsedilmiş, dokunulmazlığı ve Milli Kahraman unvanı elinden alınmıştır. Tüm bunlar yaşanırken Elçibey kendisinin seçildiği zamandan 5 yıl sonrasına kadar, yani 1997 tarihine kadar legal cumhurbaşkanı olduğunu ve alınan hiçbir kararı tanımadığını ilan etti.

Elçibey 4 yıl 4 aydan sonra, Ekim 1994 tarihinde Keleki’den Bakü’ye dönmüştür. Yıllardır de-jure sürdürdüğü Azerbaycan Halk Cephesi başkanlığını de-facto sürdürmüştür. Elçibey hızla siyasete geri dönmüş ve seçimlere katılma kararı almıştır. Bağımsız Azerbaycan’da düzenlenen ilk genel seçimler için partileşme süreci başladığı için Azerbaycan Halk Cephesi de partileşerek Azerbaycan Halk Cephesi Partisi’ne dönüştü. Seçimlere Elçibey liderliğinde katılan parti 3 sandalye kazanarak ana muhalefet partisine dönüştü. Elçibey 1998 Azerbaycan cumhurbaşkanlığı seçimine katılmayı düşünse de, muhalefetin aldığı ortak kararla seçimi boykot etmiştir. 2000 Azerbaycan genel seçimleri döneminde Elçibey’in sağlığının yerinde olmaması, parti içi muhalefetin yükselmesi, partinin “klasikler” ve “reformcular” koluna bölünmesi partide karışıklıklara sebep oldu. Elçibey sağ iken hiçbir bölünmeyi desteklememiştir. Ortak liste hazırlatan Elçibey partinin her iki kanadından seçimlere adaylar çıkarılacağını açıklamıştır. 22 Ağustos 2000 tarihinde Elçibey’in vefatı üzerine düzenlenen kurultayda Ali Kerimli AHCP’nin yeni genel başkanı seçilmiş ve Elçibey’in hazırladığı ortak listeyle parti seçimlere katılarak 6 milletvekili çıkarmayı başarmıştı.

Elçibey aynı zamanda Bakü’ye döndükten sonra Bütün Azerbaycan Birliği’ni kurarak çalışmalarını Kuzey ile Güney Azerbaycan’ın birleşmesi üzerine yoğunlaştırmıştır.

Cumhurbaşkanlığı Dönemi

Elçibey’in başkanlığı döneminde, Devlet Mücevher Fonu’nda bir yılda 1,5 ton altın ve diğer değerli metaller toplandı. 1 Haziran 1993 itibarıyla, Milli Banka’nın döviz rezervleri 1992 yılının aynı dönemine göre 100 kattan fazla artarak 156 milyon dolara ulaştı.

Başbuğ Alparslan Türkeş ve Ebulfez Elçibey 3 Mayıs Türkçülük Bayramı’nda Bakü Azadlık Meydanı’nda, 3 Mayıs 1992

Elçibey’in başkanlığı döneminde devlet bütçe açığı yüzde 5’i geçmedi. Aynı yıl Azerbaycan’ın ulusal para birimi tedavüle girdi. Manat, uzun süre ruble karşısındaki 1:10’luk ilk kurunu korudu (bu dönemde Belarus rublesi Rus rublesine karşı %300, Ukrayna para birimi ise %700 değer kaybetti ).

Siyasi partiler, kamu örgütleri ve kitle iletişim araçlarına ilişkin yasalar kabul edildi. Bu yasalara dayanarak, 30’a kadar siyasi parti, 200’den fazla kamu derneği ve 500’den fazla basın ve haber kuruluşu tescil edildi.

Cumhurbaşkanlığı idaresi tarafından hazırlanan ve Milli Meclis’e sunulan seçim kanunu, Azerbaycan’da ilk kez çok partili parlamento seçimlerinin yapılmasını öngörüyordu. Ancak bu taslak daha sonra kabul edilmedi.

Cumhuriyette yargı yetkisini uygulamak amacıyla, mahkemelerin statüsüne ilişkin bir kanun kabul edildi. Kolluk kuvvetlerinde köklü reformların başlangıcı yapıldı. Islah Çalışma Sistemi, İçişleri Bakanlığı’nın yetkisinden alınarak Adalet Bakanlığı’na bağlandı .

Cumhurbaşkanı Elçibey’in izlediği ekonomi politikası esas olarak iki amaca yönelikti. Birincisi, eski devlet ekonomisini erken çöküşten korumak ve devlet mallarının günlük yağmalanmasını önlemek, iş disiplinini, memurların devlet karşısındaki sorumluluğunu ve kamu servetinin korunmasını güçlendirmek; eski ekonomik ilişkileri yeniden kurarak ekonomide göreceli de olsa istikrar sağlamaktı. İkincisi, liberal ekonomik reformlar başlatarak cumhuriyette piyasa ekonomisinin kurulmasını sağlamaktı. Bu amaçla, Devlet Mülkiyeti Komitesi, Devlet Tekel Karşıtı Politika ve Girişimcilik Destek Komitesi, Ekonomi Bakanlığı, Toprak Komitesi ve diğer devlet organları kuruldu.

Ekonomik reformları düzenlemek amacıyla, devlet mülkiyetinin özelleştirilmesi, bankalar ve bankacılık faaliyetleri (genel olarak, piyasa ekonomisine uygun bir bankacılık sistemi oluşturmak için gerekli tüm yasalar kabul edildi), mülkiyet, yabancı yatırımların korunması, kira, arazi vergisi ve özel tüketim vergileri dahil olmak üzere 34 yasa kabul edildi.

Ebülfez Elçibey 1992 yılında Ankara’da yapılan Türk Devletleri Zirvesi’nde Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ve Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov ile birlikte.

Ticaretin serbestleştirilmesi, devlet işletmelerinin ticarileştirilmesi, tamamlanmamış binaların kiralanması, küçük işletmelere destek ve geliştirme konularında cumhurbaşkanlığı kararnameleri kabul edildi. Ayrıca, özelleştirme, girişimciliğe destek ve tarım ile işleme sanayinin geliştirilmesine yönelik devlet programları oluşturuldu.

Böylece, cumhuriyette ekonomik reformların uygulanması için mükemmel bir yasal zemin oluşturuldu ve bu yönde ilk adımlar atılmaya başlandı. Kısa bir süre içinde, cumhuriyette binlerce özel işletme, onlarca bağımsız banka (yabancı ortakları olanlar da dahil) faaliyete geçti, köylerde 17 binden fazla ücretsiz kiralık konut kuruldu ve özelleştirme programının ilk aşaması olarak taksi ve konut binalarının özelleştirilmesi başladı.

Azerbaycan ekonomisine yabancı sermaye çekmek için önemli çalışmalar yapıldı. Hazırlanan sözleşmelere göre, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Norveç ve Türkiye’den petrol şirketlerinin cumhuriyetimizin petrol endüstrisine yaklaşık 10 milyar dolar yatırım yapması bekleniyordu.

Bilim, eğitim ve kültür alanlarında da önemli reformlar başlatıldı. Eğitimle ilgili bir kanun kabul edildi. Bu kanuna göre, eğitim alanında özel kurumların açılmasına izin verildi ve kısa sürede birçok bağımsız eğitim kurumu kuruldu.

Elçibey hükümetinin önemli başarılarından biri de, yüksek ve ortaöğretim uzmanlık eğitim okullarına giriş için bir sınav yönteminin getirilmesidir. Yüzlerce Azerbaycanlı bilim insanı, öğretmen ve metodologun katılımıyla, sadece bir yıl içinde ortaokullarda okutulan beşeri bilimler derslerinde 7 yeni program geliştirilmiş ve bu programlar temelinde yaklaşık 60 tamamen yeni ders kitabı yazılmıştır; genel olarak, diğer dersler de dahil olmak üzere yaklaşık 90 yeni ders kitabı yayımlanmış ve ortaokullarımız bu kitaplarla ilk kez tanışmıştır.

Elçibey, Eylül 1992

Cumhurbaşkanı, ülkenin mali krizine rağmen yeni içerik programları ve ders kitaplarının oluşturulmasını stratejik öneme sahip bir devlet meselesi olarak gördüğünden, talimatıyla tahsis edilen 110 milyon manatlık yardımla, eğitim literatürü için yeni ve güçlü bir yayınevi olan “Öyrətmən” kuruldu, yeni ders kitaplarının basımı için yeterli kağıt temin edildi ve kitapların basımına başlandı.

Uzun süredir tartışma konusu olan Latin alfabesine geçiş gerçekleştirildi. Ortaokul ders kitapları bu alfabe ile basıldı ve devlet dairelerinde yoğun kullanımı başladı.

Azerbaycan’da uzun süre boyunca siyasi süreçlerin çelişkili gelişimi, milli ilişkiler alanında istikrarsız bir duruma yol açtı. Bu sorunu düzenlemek için Cumhurbaşkanı Elçibey öncelikle milli azınlıklar, küçük halklar ve etnik gruplar hakkında bir kararname yayınladı. Bilinen kararnamenin ardından Bakü’de 30’a kadar milli kültür merkezine bina ve normal çalışma koşulları sağlandı .

Ebulfez Elçibey, Türkiye Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Başbakanı Süleyman Demirel ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş kutlamasında Ankara’da, 29 Ekim 1992

Azınlık halkları tarafından yayınlanan dört gazete, Cumhurbaşkanlığı Fonu’ndan mali yardım aldı. Radyo ve televizyon kullanma fırsatı verildi. Elçibey bir dizi yurt dışı seyahati yaptı. İstanbul Zirvesi’ne (24-27 Haziran 1992) katıldı ve Karadeniz İşbirliği Anlaşması ile “Boğaz Deklarasyonu”nu (25 Haziran 1992) imzaladı, AGİT’in (şimdiki AGİT) ikinci zirvesine (7-11 Temmuz 1992) katıldı ve Helsinki Konferansı’nın Nihai Bildirgesi’ni (8 Temmuz) ve “Avrupa’da Konvansiyonel Silahların Sınırlandırılması Antlaşması”nı (10 Temmuz) imzaladı, Rusya’ya resmi bir ziyarette bulundu (12-13 Ekim 1992) ve “Azerbaycan Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu Arasında Dostluk, İşbirliği ve Karşılıklı Güvenlik Antlaşması”nı (12 Ekim) imzaladı ve Ankara’da (30-31 Ekim 1992) düzenlenen Türk Cumhuriyetleri Devlet Başkanları Zirvesi’nde zirvenin Nihai Bildirgesi’ni (31 Ekim) imzaladı. Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaret sırasında (1-5 Kasım 1992), Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile bir dizi anlaşma imzaladı (1 Kasım), Ankara’da açılan Azerbaycan Büyükelçiliği’nin açılış kurdelesini kesti (2 Kasım) ve Ukrayna’ya yaptığı resmi ziyaret sırasında (9-10 Aralık 1992), Cumhurbaşkanı Leonid Kravchuk ile “Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ukrayna Arasında Dostluk ve İşbirliği Anlaşması”nı imzaladı (9 Kasım). Cumhurbaşkanı Elçibey, Bakü’de Margaret Thatcher’ı (7 Eylül 1992), Tataristan Başbakanı Filza Hamidullin’i (24 Eylül 1992), Rusya Başbakan Vekili Yegor Gaidar’ı (30 Eylül 1992), Moldova Başbakanı Andrei Sangelin’i (17 Ekim 1992), Moskova Belediye Başkanı Yuri Luzhkov’u (26 Ekim 1992) kabul etti. İslam Konferansı Teşkilatı Genel Sekreteri Hamid el-Jabidi (13 Kasım 1992) ve ülkeyi ziyaret eden diğer birçok heyet ve Bakü’deki tüm yabancı büyükelçiler.

Azerbaycan, BM, AGİT, İslam Konferansı Örgütü, bölgesel Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ve diğer uluslararası kuruluşlarda eşit bir devlet olarak temsil edilmeye başlandı. Bakü’de BM temsilciliği açıldı. Komşu ülkeler Rusya, Türkiye, İran, Ukrayna ve Gürcistan ile karşılıklı yarar sağlayan, eşit işbirliğinin temelleri atıldı. Moldova, Kazakistan ve Türkmenistan ile ekonomik anlaşmalar imzalandı. Belçika, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İsrail, Mısır, Pakistan ve İngiltere ile yakın ilişkiler için sağlam bir temel oluşturuldu. Rusya, Türkiye ve Gürcistan gibi devletlerle dostluk ve işbirliğine ilişkin ikili anlaşmalar imzalandı. İmzalanan anlaşmalar sonucunda Türkiye ile ilişkiler yeni bir aşamaya girdi. Amerika Birleşik Devletleri ve Batı Avrupa ülkeleriyle ilişkiler dış politikanın ana yönlerinden biri haline geldi.

Avrupa ve Amerika’dan uluslararası şirketler, Azerbaycan’ı elverişli bir ekonomik konum olarak görmeye başladı. Petrol sektöründe AMOKO, BP, Unocal, Statoil, Pennzoil ve diğer büyük şirketlerle anlaşmalar yapıldı. Akdeniz’e petrol taşımacılığına ilişkin ön bir belge imzalandı. Bu planların uygulanması, Azerbaycan’ın kalkınması için büyük fırsatlar yarattı. Ülkeye güçlü bir yatırım akışı başlayacaktı. Tüm bunlar, Batı’nın ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Azerbaycan’a yönelik siyasi tutumunda temel bir değişimin nedenlerinden biridir.

Bir yıllık iktidarı süresince (15 Mayıs 1992 – 11 Haziran 1993), Milli Meclis’te 118 kanun ve 160 karar kabul edildi .

İdeolojisi

Elçibey Azerbaycan’ın SSCB içinde bir sömürge olduğunu söylemiş ve ülkenin bağımsız, demokratik bir cumhuriyet olacağına inanmıştır. Sosyalizm’e karşıydı. Atatürk’ten, Gandhi’den ve Mehmed Emin Resulzade’den etkilenmiştir. Kuzey ve Güney Azerbaycan’ın mutlaka birleşmesi ve Dağıstan’a, Gürcistan’a ve Ermenistan’a verilen toprakların tekrar Azerbaycan’a geri verilmesini savunmuş ve bunu Bütün Azerbaycan kavramı etrafında fikirleştirmiştir. Elçibey Turan’ın yolunun Bütün Azerbaycan’dan geçtiğini iddia ediyordu. İran’ın Güney Azerbaycan Türklerine karşı yürüttüğü çok sert şekilde eleştirmiş ve aynı zamanda bir Türk olan İran’ın Bakü büyükelçisine Söylediklerimin tamamını sen ve senin gibi milyonlarca kardeşimin namusu için söylüyorum demişti. Elçibey’in nihai amacı Azerbaycan Cumhuriyeti, Güney Azerbaycan ve Türkiye’nin birleşerek bir federasyona dönüşmesiydi.

Ebulfaz Elçibey, Mehmed Emin Resulzade’nin yolunu yaratıcı bir şekilde sürdürdü. Büyük liderin eşitlik fikirlerini “Bütün Azerbaycan” fikriyle zenginleştirdi ve “Birleşme, Millileştirme, Devletleştirme!” ulusal ideoloji idealini ortaya koydu.

Kasım Azerbaycan cumhurbaşkanı olarak 1993’te Anıtkabir’i ziyaret etmiş ve Anıtkabir özel defterine şu cümleleri yazmıştır:

“Ey büyük Türk’ün büyük komutanı! Seni ziyaret etmekle özüm ve milletim adına şeref duydum. Senin Askerin.”

Yazdığı kitaplar

“Tolunoğulları Devleti”, İstanbul, 1997. Ebülfez Elçibey, ISBN 975-437-215-2
“Bütöv Azərbaycan yolunda”(“Bütün Azerbaycan Yolunda”), İstanbul, 1998; Bakı(Bakü), 2004
“Müstəqillik[Bağımsızlık]: ikinci cəhd(Kısım)”, Bakı(Bakü), 2001
“Siz xalqın sevgisilə haqqa çatacaqsınız”(“Siz halkın sevgisiyle hakka ulaşacaksınız”), Bakı(Bakü), 2001

Kaynaklar

https://az.wikipedia.org/

https://tr.wikipedia.org/

https://www.biyografya.com/

https://www.tercuman.com/

https://www.aa.com.tr/

Sosyal Ağlarda Paylaş

İçindekiler